15 Ağustos 2011 Pazartesi

Bu Buzdolabını Kim Seçti?

Nyan Cat 3.5 milyondan fazla izlendi. Pixel bir kedi, gökkuşağında koşup duruyor, o kadar. 6-15 yaş arası çocukların videoya verdiği tepkiler arasında bazıları dikkatimi çekti:

3:00 - YouTube'a nasıl 6 saatlik bir video yüklenir ki?
4:10 - Kaç dislike gelecek görmek istiyorum.

Bir zaman dijital ajansta çalıştığımdan, insanların birbirine YouTube soruları sormasına alışığım. Oysa bu çocuklar, doğuştan bu bilgiye sahip gibiler.

Kısacası, İnternetsiz dünyayı bilmeyen ilk jenerasyon, Gen-D, bilgisayar başına oturdu. Henüz farkında olmayanlara ufak bir tüyo. Satın alma kararlarından yeni medya düzenine kadar birçok önemli ve güncel konuda onların kararlarına bağlıyız.


İyi de, onları bizden farklı kılan ne?

Öncelikle, bilgisayar ve telefonu aynı anda kullanıyorlar. Dikkatlerini çekmek ne kadar zor düşünün. Emektar televizyona gelince... Dijital çerçeveden farkı yok. Hep sessiz, hep arka planda.

Evet, suskun görünüyorlar. Onlara asosyal diyoruz, ebeveynler endişeleniyor. Peki hangimiz o yaşlardayken, yüzlerce kişi ile sürekli iletişim halindeydik?

Bence, maneviyatı güçlü, iyi soru sormayı ve kolay cevap bulmayı bilen yetişkinler geliyor.

Yani e-ticaret tarafından bakınca, "Şu buzdolabının en ucuzu nerede?" sorusunun cevabını arayan ve hemen bulanlar, Gen-D'den başkası değil. Rewired kitabında Larry Rosen'in belirttiği gibi; henüz kredi kartları olmasa bile, satın alma kararını aslında onlar yönetiyor.

Bu noktada fiyat en önemli satın alma faktörü gibi görünse de, araştırmalara göre markalarla araları fena değil. Tabii ki bu, rakipten alışveriş yapmayacakları anlamına da gelmiyor.

Hal böyle olunca, marka sadakati adına endişeleniliyor. Haklılık payı var, kabul. Birkaç yıl sonra, pazarlamaya her zamankinden fazla iş düşecek.

Yine de, iyimser bir havanın hakim olduğuna inanıyorum. Her jenerasyonun kalbini fetheden, o dönemi yansıtan markalar vardır. İnternet'le yaşayan, bilgiye ulaşmayı bilen ve farklılık arayan Gen-D'nin kalbini de bence, kişisel e-ticaret deneyimi yaşatan markalar kapacak.

1 yorum:

Oğuzhan Akman dedi ki...

Çok güzel bir tespit ve kompozisyon.