tv etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tv etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ocak 2013 Pazar

Geniş Kitleye Reklam Yapmak Mümkün mü?

Teknokrasi - Ömer Enis Şen'den ödünç aldığım Hepimiz Acayibiz kitabında Seth Godin, iletişimdeki değişimi anlatıyor.


Çoğunluğun tercihlerine uymaktan, seçme özgürlüğüne nasıl geçildiği mükemmel özetlenmiş.
Bu değişimin pazarlama ve reklama nasıl yansıdığı da, içinde bulunduğumuz süreci anlatıyor.

Geleneksel pazarlamaya göre markanın değeri, ne kadar yoğunlukla reklam yapıldığına bağlıdır. Markayı ayrıştırmaya gerek bile duymayan vasat da olabilecek bir reklamla, mümkün olan en yüksek frekanslarla medya planlaması hazırlanırdı. Özellikle TV'de olmak, güvenilir bir marka olmaya eşdeğerdi.

O zamanların doğrusu buydu belki. Ama sorun, kitleye pazarlama yapmanın ötesine geçemeyen (geçmek istemeyen) pazarlamacıların ezberlerinin bozulması. Bugün devam edenler, "dijitali çocuklar yapar, biz markayı konumlamaya bakalım" diyor demesine ama ne zaman günümüze uygun iş yapmak isteseler, önlerine alışkanlıkları çıkıyor - olduramıyorlar.

Yapabildikleri işleri ise, tıpkı eski güzel günlerdeki gibi yüksek frekanslı medya planlamaları ile yayınlatıyorlar. Bir yandan göz boyarken, bir yandan markaları maddi çıkmaza sokuyorlar.

Seth Godin'in anlatımıyla;

Milyonlarca televizyon bağımlısına kolayca ulaşan markalar
gidecek bir yer kalmadığında plansız bir şekilde ortada kalakaldılar.
Kitleye bağımlıydılar ve artık kitle diye bir şey yoktu.

Yaptığınız o reklam yatırımları aslında işe yaramıyorsa? Düşündüğünüz kitle artık beklediğiniz yerde yoksa?

23 Temmuz 2012 Pazartesi

Medya Planlama Sunumu

21 Temmuz 2012'de İstanbul Business School (IBS) dijital pazarlama micro-MBA programı için hazırladığım, İnternet'te medya planlama ve dijitalin bir uzantısı olarak offline (geleneksel) medya planlamanın kullanılmasına dair sunumu paylaşıyorum. Katılımcılar, sonda yer alan 6 senaryodan 1'ini seçerek, medya planlama hazırladı. Senaryoları tek tek değerlendirdik ve medya planlamalarını geliştirecek fikirler üretmeye çalıştık.
 

Online Pazarlama ve Geleneksel Pazarlama Sunumu

12 Temmuz'da Bilgi Üniversitesi'nde düzenlenen 2. Sosyal Medya Uzmanlığı sertifika programı sona erdi.
Derste, online pazarlamanın gelişimi ve geleneksel pazarlamanın bu süreçten nasıl etkilendiğini konuştuk. Sunuma, Dijitalist'te de yer vermek istedim. Şu zamana kadar yaptığım sunumların birçoğunu, SlideShare hesabımda bulabilirsiniz.

   

27 Haziran 2012 Çarşamba

İkinciyi Geçen Kaçıncı Olur?*

Tüm mecrayı tek tek geride bırakan İnternet’in, Amerika ve İngiltere’de en çok harcama yapılan mecra hâline geldiği sık sık konuşuluyor.

Türkiye’de de farklı bir noktaya ilerlemiyoruz aslında. Bence genel anlamda, 5 yıl kadar geriden gidiyoruz iki ülkeye oranla.



Bu durumda biz İnternetçiler, “online, diğer mecrayı geride bırakacak” dediğimizde, “online, tüm mecrayı yok edecek” diyormuşuz gibi algılanıyor. Aslında sürekli, "mecra değişecek ve web ile entegre olacak" diyoruz. Ki gayet de öyle oluyor. Geleneksel dergilerin tek tek online versiyonları açılıyor. Bilgi Üniversitesi’nde düzenlenen Sosyal Medya Uzmanlığı Sertifika Programı’nın ilkinde yaptığım dijital PR sunumunda da belirttiğim gibi, "her mecra, kendinden öncekileri değişime sürükler." İnternet'in yaptığı da tam olarak budur: Değişim. Ve sona erdirmek ile değiştirmek arasında net bir fark vardır.

4 yıl kadar önce, bir markanın lansmanını organize ediyorduk. Online PR yeni yeni konuşulmaya başlanan bir terimdi. Davetliler belirlenirken büyük bir problem fark etmiştik: Basın mensupları, blogger’lar ile bir arada olmak istemiyordu.

Günümüzde bu durum neredeyse tamamen geçersiz. Basın toplantılarında blogger’lar da yer alıyor. Blogger’lar geleneksel dergilerde yazmaya başladılar. Yani geleneksel dergiler, İnternet’e yakın duruyor. (Bu durum dergilere özel değil. Bir daha TV izlediğinizde, reklamların yüzde kaçının İnternet'e atıfta bulunduğuna dikkat edin.)

Brian Solis’in, değişime direnen markalar için yayınladığı “What’s Your Promise” yazısını okumanızı öneririm. Özellikle son paragrafı manifesto niteliğinde.

- Alıntıdır -
You are reading this because you believe in something more than what you’re doing today. While you fight for change within your organization, remember to aim for a higher purpose. Organizations that strive for innovation, imagination, and relevance will outperform those that do not. - Change will only happen because you and other internal champions see what others can’t and will do what other won’t.

Bunu okuyorsunuz çünkü, bugün yaptığınızdan daha fazlasına inanıyorsunuz. Firmanızda değişim yaşanması için çaba gösterirken, daha yüksek bir amacı hedeflemeyi aklınızda tutun. İnovasyon, hayalgücü ve geçerlilik için çaba gösteren firmalar; çaba göstermeyenlerden daha üstün olacak. – Değişim sadece; siz ve firmanızdaki yetenekli kişiler, başkalarının yapamadıklarını gördüğü ve başkalarının yapamadıklarını yaptığı için gerçekleşecektir.

*Cevap: 2 (iki)